Neyi aramak istiyorsunuz?

×
ANASAYFA ETKİNLİK TKV. KÜLTÜR SANAT YAŞAM AYLİN GÜRSOY'LA VIP SOHBETLER AS AKADEMİ AS CLUB AS TV IN ART
KURUMSAL

KÜLTÜR SANAT AYNALARI KONUŞUYOR

SUAT ARIKAN


İSTANBUL’ DA OPERA VE BALE GERÇEĞİ

Yaklaşık 60 yıldır -yerleşik kurumuyla- İstanbul’da opera ve bale sanatları, bütün gücüyle varlığını sürdürüyor. Opera, müzik ve görsel sanatların, bale ise beden dilinin en üst seviyesiyle, insanlığa hizmet ediyor. Gerek opera, gerek bale, yaşattığı ruh haliyle insanları besliyor. Opera, bale sanatları, doğduğu ülkelerin sınırlarını aşıp tüm dünyaya mal olmuş sanatlardır. Başta; İtalya, Fransa, Almanya, Rusya, İngiltere olmak üzere her ülke, kendi ekolünü yaratıp, dünya sahnelerine yayılmak istiyor.

Türk Operası ve Türk Balesi de kendi örneklerini verdiler ve vermeye devam ediyor. Daha çok eserlerin ortaya çıkması konusunda Genel Müdürümüz Murat Karahan -tarihimizde ilk kez olarak- ülkemizdeki bütün bestecilerle toplantı yaparak bu konuda yeni bir sinerji yarattı.

Kurucumuz Aydın Gün ve ”Türk Divası” olarak bilinen soprano Leyla Gencer’in vefatlarının 10. yılında onları konserler dizisiyle andığımız yine renkli-çeşitli bir sezonun sonlarına yaklaşıyoruz. Konserlerimiz de temsillerimiz kadar ilgiyle karşılandı. Süreyya’nın yanı sıra, Fulya Sanat, Grand-Pera Emek, Arkeoloji Müzesi ve büyük sahnesiyle Zorlu PSM gibi farklı mekanlarda 200’e yakın etkinlik planladık. Opera eserlerinin, çocuklara uygulanmasını Mozart’ın Sihirli Flüt’üyle başlattı, mevcut olan “Çocuk Balesi”nin yanında “Çocuk Korosu” kurduk. Geleceğin sanatçıları ve sanat severleri buradan çıkacak. Ahmet Ümit’in yazdığı, Evrim Demirel’in bestelediği Ninatta Operası, birçok eseri sahnelenmiş olan Rossini’nin bugüne kadar hiç seslendirilmemiş Stabat Mater adlı oratoryosu Türkiye’de ilk kez seslendirildi. Ayrıca, yine çok yakından tanınan Verdi’nin son yazdığı opera olan Falstaff İstanbul’da ilk kez seslendirilecek. Gelecek sene Rossini yılı! Dünyanın bütün evlerinde olduğu gibi İstanbul’da da Rossini müziği bugüne kadar seslendirilmemiş bir yapıtıyla yer alacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Türk eserlerini repertuarında hiç eksik etmedi ve hatta Dünya prömiyerlerine imza attı. Önümüzdeki sezon(lar)da da hiç oynamamış eserleri ortaya çıkaracak.

Bugünlerde yıkılan AKM’nin yerine yeni yapılacak AKM’nin planlarını incelediğimizde, gelecekte yapılacak eserleri şimdiden hayal edebiliyor ve heyecanlanıyoruz. Çok daha iyi koşullar bizi bekliyor ve böylece bugüne kadar, bu sanatlarla henüz buluşamamış olan çok daha fazla büyük bir kitleye ulaşabileceğiz. Çünkü yeni AKM, ”birçok sahneden oluşan dev bir sanat merkezine dönüşüyor” diyebiliriz. 


SOSYAL MEDYA