Neyi aramak istiyorsunuz?

×
ANASAYFA ETKİNLİK TKV. KÜLTÜR SANAT YAŞAM AYLİN GÜRSOY'LA VIP SOHBETLER AS AKADEMİ AS CLUB AS TV IN ART
KURUMSAL

KÜLTÜR SANAT AYNALARI KONUŞUYOR

BEDRİ BAYKAM

 

DÜNYA SANAT GÜNÜ


Yıl boyunca kutladığımız birçok özel gün var: Kadınlar Günü, Barış Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, İşçi Bayramı, Tiyatrolar Günü vb. Ancak, tüm dünyayı birleştirecek bir tane özel sanat günümüz yoktu. Böyle önemli bir tarihi belirlemek, şimdiki ve gelecek nesillerin, sanatın yüzyıllardır dünyamız üzerindeki önemini kavramalarına yardımcı olacaktı. Aşağıda Guadalajara’da o gün kürsüde yaptığım konuşmamdan bazı bölümleri okuyabilirsiniz:


“Tarihin başlangıcından bu yana, mesleğimizin dünyaya kattığı değerleri kutlamak ve göstermek amacıyla, en kısa zamanda bir “Dünya Sanat Günü” tarihi belirlemeyi öneriyoruz. Böyle önemli bir tarihi belirlemek, şimdiki ve gelecek nesillerin, sanatın yüzyıllardır dünyamız üzerindeki önemini kavramalarına yardımcı olacaktır. Açıkça, sanatın dünyamız üstündeki öneminin fark edilmesine ve sanatçıların medeniyetler üstündeki rollerinin öne çıkarılmasına ihtiyaç var. Geçmişte, sanatın çok katmanlı değerini ve önemini vurgulamak için, birkaç tane başarıya ulaşamayan lokal çaba sarf edildi. Ancak, hala dünya çapında kutlanan bir “Dünya Sanat Günü” yok.


Türkiye komitesi olarak bu sorunu derinlemesine düşündük ve Guadalajara'daki 17. Genel Kongre'ye Dünya Sanat Günü olarak; büyük İtalyan Rönesans adamı, gelmiş geçmiş en yaratıcı insanoğullarından biri, saygın ressam, heykeltıraş, düşünür, yazar, bilimsel yenilikçi, matematikçi, filozof ve tüm bu unvanlardan önce, büyük sanatçı Leonardo da Vinci'nin doğum gününü önermeye karar verdik.


Tabii ki bu alanda dünyadaki birçok saygın ve büyük ismi seçebilirdik. Caravaggio'dan Goya'ya, Michelangelo'dan Rembrandt'a, Picasso'dan Dali'ye, Duchamp'a...


Ancak düşündük ki bu isimlerden hiçbiri, önem verdiğimiz değerleri, Floransa'nın yakınlarındaki Toskana'dan gelen bu zeki İtalyan sanatçı kadar temsil etmiyor. Bize göre da Vinci, dünyaya kalıcı izlerini bırakmış bu diğer saygın sanatçıların boyunu biraz geçiyor. Leonardo'nun “zaman testi”nden geçen; anatomideki, sivil mühendislikteki, optikteki, hidrodinamikteki buluşları ve kendi kaşif hayal gücünden gelen yaratıcı arayışlarındaki çok yönlülüğü, sakin ancak kararlı kişiliği, birçok disiplini bir araya getirebilme becerisi ile karizmatik karakteri, doğum gününü “Dünya Sanat Günü” olarak kutlamaya uygun bir tarih haline getirdi. Bu gerekçelerle, bu tarihi önermek istedik.


Sonuçta sanat, yeni düşüncelerin devrimini, yaratıcı ruhun çiçek açışını temsil ediyor ve bu tazelik ve umut hislerini güzel bir bahar gününün taşımasından daha güzel ne olabilir? (Güney yarım kürede yaşayan herkesten özür diliyoruz :). Aslında, hayatın yeniden gençleşmesini temsil eden “bahar mevsimi” içinde, Leonardo'nun doğum gününü önermiş olmamız ikincil bir neden. 15 Nisan 2012’nin ilk evrensel “Dünya Sanat Günü” olarak kutlanmasını öneriyoruz.


Bu karar sanata, belediyelere, üniversitelere, müzelere, derneklere büyük bir ekonomik hareketlilik getirecektir. Bu kurumlardan birçoğu, bugünü kutlamak için yeni fonlar oluşturabilir ve insanlığın gelişiminde sanatın önemini fark edebilir. Bu karar kuruluşlar, her yaştan insanın görebilmesi için dünyanın her yerinden sanatçıların yaptığı katkıları ve değerleri fark ederek kurumların yeni projeler başlatmasında itici güç olabilir. Birçok insanı bir sanat koleksiyonuna başlaması için cezbedebilir. Ayrıca genç ya da yaşlı, bir çok farklı kuşaktan sanatçının, tüm dünyanın böylesine yoğun olarak sanat düşünüp, sanatla nefes alıp verdiği bir ortamda, çok daha fazla hatırlanma veya anılma şansı bulacağını düşünüyoruz. Bütün müzelerin ve galerilerin gece yarısına kadar açık kalacağı, ayrıca gün boyu sürecek bir aktiviteler dizisi öngörüyoruz. Yaratacağı ekonomik hareketlenmenin yanı sıra, sanat dünyasına özel ilgi ve saygı uyandıracağını düşünüyoruz. Sanat ve sanatçı böyle bir günde egemen olur. Sürekli şahit olduğumuz yanlışlıklar, sansürler ve diğer kötülükler, Dünya Sanat Günü'nün yarattığı ağırlık altında kendilerini savunamazlar. Bu teklifle, sizin içinizde de, bizim hissettiğimiz heyecanı yaratmış olduğumuzu umuyoruz. Bugünden itibaren bu eşzamanlı kutlamaların, milyonlarca sanatçının hayatlarını nasıl değiştireceğini bir düşünün... Çin'den Sırbistan'a, Avusturalya'dan Meksika'ya, İsveç'ten Filipinlere, Mısır’dan İngiltere'ye, Fransa'ya...


Tüm dünya bizim mesleğimizi temsil eden coşku ve motivasyon altında birleşecek. Kesin olan tek şey, böyle bir günü belirlemenin hiçbir zarar vermeyeceği, aksine daha iyi bir dünya için bir kıvılcım yakmış olacağıdır. Tabi ki bu rüya gibi hedefi ve geniş vizyonu, dünya çapında tanıtmak kolay olmayacak. Ancak zor olduğu kadar da mümkün. Böyle bir günün dünya çapında yer edinmesi düşünülemez değil. Eğer bu genel kurul, bugün bu kararı kabul ederse, ulusal komitelerimiz de, bu tarihsel kararın sorumluluğunu ve gururunu, ülkelerindeki galeriler, müzeler ve Kültür Bakanlıklarıyla beraber paylaşırlar.


15 Nisan 2012'de bu tarihi günün ilk kutlamalarını yapmak ve yaymak konusunda her ulusal komite kendi içinde sorumlu olur. UNESCO'ya da bildirerek bu kararın dünya çapında daha hızlı yayılmasını sağlayabiliriz. UNESCO'nun ya da başka bir organizasyonun kararımızı onaylamasını beklediğimizi söylemiyoruz. Çünkü bu karar, sanatçılardan gelecek, politikacılardan değil. UNESCO'dan sadece bu haberi dünyaya daha hızlı ve geniş kapsamda yaymasını isteyeceğiz. Bu olayı tanıtmamız ve uzun bir güne hazırlanmamız için 15 Nisan'a kadar yeterli vaktimiz var! Dünya Tiyatrolar Günü’ne yakın bir tarih olması da kültür bakanlıklarının veya belediyelerin, yönetimlerin bugüne hazırlanmaları için daha iyi bir ortak paket geliştirmelerini de sağlayabilir. Bugünde müzelere giriş ücretsiz olmalı ve sanat filmleri, kitapları, kataloglarında da satış noktalarında özel indirimler olmalı. Gece yarısından sonra da, söylemeye gerek bile yok, dünya çapında kutlamaların uzantısı olarak büyük partiler düzenlenmelidir. İnanın ki, Guadalajara'daki bu saygın ve sorumlu katılımcıların katkılarıyla alınacak bu kararla birçok insanın hayatları değişebilir ve değişecektir de. Bugün, Dünya Sanat Tarihinde bir dönüm noktasını belirlemiş olacağız.”


Sonuçta Türkiye tarafından önerilen, Leonardo da Vinci ‘nin doğum günü olan 15 Nisan, Dünya Sanat Günü olarak, 5-6 Nisan 2011 tarihlerinde Guadalajara’da 17. AIAP/IAA Genel Kongresi’nde oy birliği ile kabul edildi. Dünyanın sanat gününü aynı anda kutlayabilmesi ve dünya sanatçılarının bu vesileyle her gün giderek artan bir sayıda kalbinin beraber atması, tabii ki çok güzel bir duygu. Bu tarihi günün dünyaya Türkiye kaynaklı bir proje olarak sunulabilmiş olması da bizler için ayrı bir güzellik.


Bu yıl altıncısı kutlanan Dünya Sanat Günü geçtiğimiz yıllarda başta Meksika, Türkiye, Slovakya, Fransa, İngiltere, Kıbrıs, Haiti, İsveç, Norveç, Amerika olmak üzere 50’nin üzerinde ülkede kutlandı. İstanbul’da vitrin sergileri, paneller, konserler, Abdi İpekçi Caddesi ve Bağdat Caddesi’nde kurulan müze ve kitap standları ile birlikte, yurt genelinde Ankara, İzmir, Bodrum, Kocaeli, Antalya, Kars, Sinop, Erzurum gibi birçok ilimizde çeşitli eğitim kurumları, müzeler ve galeriler tarafından sergi, panel ve çalıştay gibi etkinlikler düzenlendi.


 


VE LOS ANGELES...


2016’da Dünya Sanat Günü kutlamaları için Los Angeles ve Meksika’ya onur konuğu olarak davet edildim. UCLA Üniversitesi’nde Uluslararası Sanat Dernekleri, Dünya Sanat Günü ve benimle ilgili yayınlanan 20 dakikalık bir film ile beraber TAAB’ın (Turkish American Artist Bridge) öncülüğüyle şilte layık görüldüm. 13 Nisan’da katıldığım ve konuşma yaptığım gala gecesine Los Angeles sanat ortamının ünlü sanatçıları, galericileri, Hollywood film ve kültür endüstrisinin ileri gelen simaları ve Los Angeles’in iş ve bürokrasi dünyasının VIP’leri katıldı. Bu koşuşturma içinde Meksika’ya geçtik...


15 Nisan’da Dünya Sanat Günü gecesi benim de katıldığım Mexico City’de Jose Luis Cuevas Müzesi’nde açılacak bir grup sergisinde IAA Dünya Başkanı olarak bir konuşma yaptım.


Hepimiz açgözlü savaşların, insanlık değerine gündelik bazda yapılan saldırıların, ekonomik ve siyasi çıkarların, insan haklarının ve barış ideolojilerinin önüne geçtiğinin maalesef farkındayız. Dünyamızın içinden geçtiği bu kaos ve düzensizlik ortamında düşünce ve konuşma özgürlüğünün taşıdığı güce ihtiyacı var.


Sanat ve sanatçının her an ‘’şüpheli’’ ve hatta ‘’persona non grata’’ (istenmeyen kişilik) ilan edilebildiği ülkemizde, bizler ısrarla dünyaya sanat penceresinden bakmaya devam ediyoruz. Sanatla yatıp sanatla kalkıyoruz. Sanata inanıyor ve güveniyoruz. Faşizme karşı, sansür ve baskılara karşı, her türlü alçaklığa karşı bizler sanata, sanatçının ödünsüz dürüstlüğüne, cesaretine, yol göstericiliğine, halkına aydınlanma öncülüğü yapabilme kapasitesine inanıyoruz.  


Bugünkü Türkiye’nin sosyo-ekonomik ve siyasi durumuna baktığımız zaman da zaten Dünya Sanat Günü’nün ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu bir kere daha görmüş oluyoruz.

SOSYAL MEDYA