Neyi aramak istiyorsunuz?

×
ANASAYFA ETKİNLİK TKV. KÜLTÜR SANAT YAŞAM AYLİN GÜRSOY'LA VIP SOHBETLER AS AKADEMİ AS CLUB AS TV IN ART
KURUMSAL
SAĞLIK
KANSER TEDAVİSİNDE YENİ 4 GELİŞME


KANSER TEDAVİSİNDE YENİ 4 GELİŞME

Artık günümüzde kanser korkulacak bir hastalık olmaktan çıkıyor. Kanser tedavileri için birçok araştırma yapılıyor ve birçok yeni yöntem ortaya çıkıyor. Yeni çıkan yöntemler; akıllı moleküller, sihirli mermiler, immünoterapi, likid biyopsi.


Akıllı moleküller

Kemoterapi, kanser tedavi seçeneğinde tek olmaktan çıktı. Kemoterapiye cevap vermeyen cilt kanseri, böbrek kanseri, bağırsak sarkomu gibi tümörlerde akıllı moleküller sayesinde hastalık kontrol altında tutulabiliyor. Kemoterapinin yan etkilerini azaltan aynı zamanda tümör hücrelerini yok edecek yöntemler ve ilaçlar var. Buz şapkası yöntemiyle saç dökülmesi sorunu da engellenebiliyor. Prof. Dr. Gökhan Demir hedefe yönelik tedavilerin, tedavi yaklaşımını değiştirdiği bir diğer kanser türünün ise akciğer kanserleri olduğunu belirtiyor. Günümüzde akciğer kanserlerinde ışık mikroskopisi ile yapılan tanının hemen ardından EGFR, ALK, ROS denilen genlerdeki bozukluklar araştırılıyor. Eğer böyle bir genetik bozukluk saptanırsa bu hastalara kemoterapi verilmeden başlanan akıllı moleküllerle 2 yılın üstünde hastalık kontrolü elde edilebiliyor. Bugün hedefli tedavilerde kullanılan ikinci üçüncü kuşak moleküller tümörün tedaviye direnç geliştiği durumlarda bile yüzde 30-40 oranında yanıt elde edebiliyor.


Sihirli mermiler

Onkolojide son yıllarda elde edilen bir diğer önemli adım, vücudun bağışıklık sistemi tarafından üretilen bazı moleküllerin kanserli hücrelerde bulunan bazı hedeflere karşı üretilmesidir. “Sihirli mermiler” olarak adlandırılan biyolojik tedavi ajanları bugün lenf bezi kanserlerinde, meme kanserlerinde, kalın bağırsak kanserlerinde ve baş ile boyun kanserlerinde etkin olarak kullanılıyor. Sihirli mermiler klasik tedavilere eklendiğinde, kemoterapi veya radyoterapinin etkisini yüzde 30-50 oranında artırıyor.


İmmünoterapi

Vücudun kendi bağışıklık hücrelerinin kanser tedavisinde kullanılabilmesi yani immünoterapi, onkolojik tedavilerde büyük bir adım olarak nitelendiriliyor. Bağışıklık hücreleri yıllardır kanser tedavisinde etkin değildi. Ancak son yıllarda özellikle ölümcül bir cilt kanseri olan melanomda yapılan öncü çalışmalar kanserli hücrenin nasıl bağışıklık sistemini kandırdığını, kendisini sakladığını gösterdi. Bu bilgiler ışığında üretilen yeni moleküller bağışıklık hücrelerinin kanserle savaşta etkin olarak kullanılabilmesini sağladı. Üretilen yeni kuşak immünoterapi ilaçlarıyla melanom, akciğer kanseri, böbrek ve mesane kanseri, baş boyun kanserleri, mide ile bağırsak kanserleri tedavisinde önemli bir başarı sağlıyor. Günümüzde melanom ve akciğer kanserlerinin bazı türlerinde kemoterapi tedavisini yapılmaksızın sadece bağışıklık sistemi uyarıcı immünoterapi yöntemiyle ileri evre hastalıkta bile iyileşmeyi sağlıyor. İmmünoterapi yönteminin her türlü kanser türünde iyileşme sağlanması için araştırmaları yapılıyor.


Likid biyopsi

Bugüne kadar kanserin tanısı, tümörün radyolojik olarak gösterilmesi ve alınan biyopsilerle tanı konulması ilkesiyle ilerliyordu. Likid biyopsi tekniği, son yıllarda kanserli hücreden salgılanan genetik materyalin kandan yalıtılması ve genetik özelliklerinin tanımlanmasını sağlayan onkolojinin geleceğinde iyi yerlere gelebilecek bir yöntem. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir bu teknikle kanserin gelecekte çok küçükken bile teşhis edilebileceğini söylüyor.  Demir, kanser tedavisindeki en önemli zorluklardan birinin tümör heterojenitesi kavramı olduğunu belirtti. Demir "Bu, süreç içinde kanserli dokuda gelişen genetik moleküler değişiklikler sonucu kanserin uygulanan tedavilere direnç kazanmasını tanımlamak için kullanılan bir kavram. Klinik onkologlar aylar ya da yıllar önce alınan biyopsi materyalinin özelliklerine göre tedavi düzenlemeye çalışırken, karşısındaki düşman genetik ve moleküler yapısını çoktan değiştirmiş oluyordu. Hastadan tekrarlanan biyopsilerin güçlüğü hesaba katılırsa hastanın kanından elde edilen tümörlü hücrenin genetik materyalinde zaman içinde gelişen değişikliklerin takibi ve tedavilerin bu özelliklere göre düzenlenmesi onkolojideki atılan dev adımlardan bir diğerini oluşturuyor." diye konuştu.


SOSYAL MEDYA