Neyi aramak istiyorsunuz?

×
ANASAYFA ETKİNLİK TKV. KÜLTÜR SANAT YAŞAM AYLİN GÜRSOY'LA VIP SOHBETLER AS AKADEMİ AS CLUB AS TV IN ART
KURUMSAL
ENGELSİZ SANAT
SANAT VE BİZ SERGİSİ - “BİZ DE VARIZ SADECE FARKLIYIZ!”


SANAT VE BİZ SERGİSİ - “BİZ DE VARIZ SADECE FARKLIYIZ!”


İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı (İZEV),  “Hayat ve Biz” projesinin ilk adımı olan “Sanat ve Biz” projesi kapsamında 6 – 15 Ocak tarihleri arasında devam sergisini gerçekleştirdi.


Özdilek Park İstanbul’da düzenlenen zihinsel engelli bireylerin sesini sanat yoluyla duyurmayı hedefleyen sergide on iki klasik eser, down sendromlu gençlerin fotoğraflarıyla birleştirilerek sergilendi. 10 ilde 50 sergi açarak 10 milyon kişiye zihinsel engellilerin mesajını iletmeyi hedefleyen İZEV, "Biz de varız ve sadece farklıyız!" mottosuyla yola çıktı. 

Projeye destek veren Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, yaptığı açıklamada, “İZEV’in çok önemli bir projesi bu. ‘Yaşam’da biz de var olmak istiyoruz, bizi ayırmayın, bizi de yaşamın içine alın.’ mesajı çok önemli bir mesaj. Burada da sanatı görüyoruz. Van Gogh gibi büyük sanatçıların yerinde bizim gençlerimiz de olabilir.” dedi.

İZEV Kurucu Başkanı Berti Erbeş, “Bizim vakıf amaçlarımızın en önemlisi engelli bireylerin sosyal hayata adapte edilmesini sağlamak. Bu sergi de bir abartı içeriyor ama bu simgesel bir abartı. Ünlü ressamların tablolarının yerinde pekâlâ bizim çocuklarımız da olabilirdi. Bu marjinal noktalardan bakmamız gerekiyor. Çocuklarımızın her yerde olduğuna dair bir kanaat geliştirmek gerekiyor” açıklamasında bulundu.


“Bu Ülkede İyi Şeyler De Oluyor”


İZEV Bağımsız Yaşam Evi öğrencisi olan Tan Aytis, serginin amacını şu şekilde anlattı;

 “Bilindik sosyal sorumluluk projelerinin dışında bir iş bu, down sendromlu gençler projenin tam merkezindeler, çokça gördüğümüz gibi yan unsur olarak kullanılmıyorlar. Eserlerin merkezinde oldukları gibi sergi alanlarında da etkinler, bire bir kontakt kurarak varoluşlarını anlatıyorlar, bir misyon da üstlendiler, kendi mücadelelerini kendileri veriyorlar. 

Bu gençler İZEV Vakfı'nın  uzun süredir desteklediği ve çok özel yetkinlikleri olan gençler, ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar ve niye yaptıklarını da...  Her bir eser için önce model oldular, eserlerle bütünleştiler, sonra da sergide eserlerinin başında bu sorumluluk bilinciyle ziyaretçilerle temasa geçtiler.

Bir süredir toplum olarak çok zor günler geçiriyoruz ve hepimiz güzel haberler almayı özledik. Biz bu projeyle "zihinsel engelli"lerin varoluşlarını apaçık ortaya koymanın yanında, bir mesaj da vermek istiyoruz: "Bu ülkede iyi şeyler de oluyor." Serginin zaten biraraya getirdiği eserler sebebiyle bir uluslararası dili var, tıpkı gençlerimiz gibi, onlar da dünyanın neresine giderseniz gidin kendileri gibiler, gözleri yüzleri içlerinden taşan sevgileriyle... Projemizi yurtdışına götürerek, Türkiye'de sosyal sorumluluk projeleri özelinde uluslararası boyutta iyi işler de yapılabildiğini göstermek istiyoruz. Bu hususta desteğe ihtiyacımız var. 

Projenin içindeki gençler, her şeyden önce, ilk kez ülke çapında yürütülecek bir projenin tam merkezindeler, ana öge oldular. Hangisinin hangi tabloda yer alacağı profesyoneller tarafından belirlendi. Uygulamalar bittiğinde göğüslerini gere gere tablonun karşısına geçtiler. 54 yaşında down sendromlu bir Mona Lisa'mız var, ismi Bengü. Bu coşkuyu onlar da yaşadı. Selva, Leonardo da Vinci'nin diğer eseri Ginevra de' Benci' nin modeli oldu ve ondan "Leonardo usta" diye bahsediyor. Tan projeyi ilk anlattığımda padişah portrelerinde de yer almak istediğini söyledi, bu seride ise Albrecht Dürer'in kendi yüzü. Ropörtajlarda resimle kendisi arasındaki fiziksel farkları açıklıyor şevkle ve ekliyor, "Biz engelli değiliz, farklıyız, herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor! Onlar, farklılıklarıyla sosyal hayatın içinde kendilerini gerçekleştirebilmek istiyor, pozitif ayrımcılık gibi bir beklentileri dahi yok.

İşte biz İZEV olarak, bu gençler bu cümleleri kurabilsin diye varız, kurabilmeye devam etmeleri için de "arkalarında" olacağız. 

Ben İzev Vakfı adına projemizin fikir babası ve şuan koordinasyonunu da üstlenen Hakan Kural'a çok teşekkür ediyorum. Arkasından güzel yürekleriyle bizleri destekleyen projenin gönüllü ekibine ve tabii tabloların yüzü olan "farklı" gençlere: Bengü, Selva, Tan, Burak, Miraç, Nil, Gökhan ve Ali'ye...”


SOSYAL MEDYA